1. Ana Sayfa
  2. Mobil Teknolojiler
  3. Hızlı Şarj Zararlı Mı? – Pil Ömrü Uzatma İpuçları

Hızlı Şarj Zararlı Mı? – Pil Ömrü Uzatma İpuçları

Hızlı şarj zararlı mı? Yüksek amper telefona zarar verir mi? Telefonların pil ömrü hakkındaki gerçekler, Android ve iPhone pil ömrü uzatma rehberinde!

Hızlı şarj zararlı mı?
3

Araştırmalar, akıllı telefonlar için tüketici davranışını etkileyen en önemli kriterin, kameradan da önce pil ömrü olduğu söylüyor. Oysaki akıllı telefon kullanıcılarının en büyük sorunlarından biri olan “yetersiz pil süresi” bir türlü çözüme kavuşturulamadı. Üreticiler; hızlı şarj, güç tasarruf modu ve daha iyi güç tüketimi için çeşitli optimizasyon çözümleri sunsa da bataryalar telefonların en zayıf noktası olarak kalmaya devam ediyor. Peki günümüzde neredeyse her telefonda bulunan hızlı şarj özelliği zararlı mı? Yüksek amperli şarj aleti kullanmak telefona zarar verir mi? Bataryalar sonlara doğru neden yavaş şarj oluyor?

blank
Önerilen Yazı
iPhone Cihaz Değişimi Nasıl Yapılır?

Hızlı Şarj Bataryaya Zarar Vermiyor

Pil araştırmacıları ve mühendisleri, “Hızlı şarj batarya ömrünü kısaltır mı?” sorusuna, “Bataryanın veya şarj aletinin elektronik aksamında herhangi bir sorun olmadığı sürece, yüksek amperli şarj aleti kullanmanın telefona ya da bataryaya herhangi bir zararı olmaz.şeklinde yanıt veriyor.

Birçok telefonun kutusunda çıkan geleneksel şarj aletleri, 5 ya da 10W elektrik aktarım gücüne sahip. Üst seviye telefonlarda ise bu değerlerin çok çok üstüne çıkılabiliyor. Öyle ki Oppo’nun 65W destekli Reno Ace modeli yarım saatte 0’dan yüzde 100’e şarj olabiliyor. 

Yeni nesil amiral gemisi telefonlarda ise 120W hızlı şarj ile birlikte, 4000 mAh kapasiteli bataryayı 13 dakika içerisinde şarj edebilecek teknolojiler bizleri bekliyor. Ütopik gelebilecek bu rakamlar, pil yönetimi iyi yapıldığı takdirde herhangi bir sorun teşkil etmiyor. Bunun için bataryaların çalışma prensibini iyi anlamak gerek.

120W hızlı şarj teknolojisi

Bataryalar iki fazda çalışır. İlk aşamada neredeyse bitmek üzere olan veya tamamen bitmiş olan bataryaya oldukça hızlı bir şekilde voltaj yüklemesi yapılır. Bu işlem ilk 10, 15 veya 30 dakika içerisinde gerçekleşir ve bu süre zarfında batarya, %50 ila %70 arasında bir şarj yüzdesine ulaşır. Bunun yegane sebebi, ilk fazdaki hızlı şarjın uzun vadede pil sağlığı üzerindeki olumsuz etkisini absorbe edebilmektir.

Üreticiler de bu noktada belirli bir sürede hızlı şarj işleminin gerçekleştiğini belirtir. Örneğin Apple, iPhone 11 Pro Maxi’in hızlı şarj aletiyle birlikte yalnızca 30 dakikada %50 hızlı şarj olabildiğini belirtiyor.

Telefon Neden Yavaş Şarj Oluyor?

Sizin telefonunuzun da %70 şarj düzeyine ulaştıktan sonra şarj olma hızında bir yavaşlama meydana geliyor mu? İşte bu kısım şarj sürecinin ikinci fazını oluşturuyor. Zira tam şarja %20 ya da %30 oranında bir miktar kaldığında, şarj hızında belirgin bir düşüş yaşanır. Bu noktada telefonun yavaş şarj olması, pil yönetim sistemi tarafından batarya sağlığının korunması için yapılan bir müdahaledir ve dikkatli bir şekilde yönetilmesi gereken süreçtir. Aksi takdirde bataryaya ciddi zararlar verilebilir.

Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse; pili bir süngermiş gibi hayal edelim. Kuru bir süngere ilk kez su döküldüğünde, su hızla emilir. Bunu, pil için hızlı şarj aşaması olarak düşünebiliriz. Islak süngere aynı oranda su dökülmeye devam edilirse, suya doymuş olan sünger daha fazla su ememeyecek ve yüzeyinde kabarcık oluşturacak. Batarya da tıpkı süngerde olduğu gibi yükleyemediği voltaj sebebiyle zarar görebilir.

En nihayetinde pilin yönetim sistemi başarılı olduğu sürece, hızlı şarjın bataryaya herhangi bir zarar vermediği söylenebilir.

Telefonu Şarjda Bırakmak Zararlı Mı?

Batarya boyutu arttıkça, pil ömrünü uzatmak için de ek önlemler alınabiliyor. Örneğin bir pili şarj ederken voltaj artar ve özellikle de tam şarja %20 gibi bir yüzde kalırken, batarya gerilime maruz kalır. Elektrikli otomobil üreticileri, bu stresi önlemek için pilleri sadece %80 oranında şarj eder. Böylelikle daha fazla pil kapasitesi nedeniyle yüksek voltajın vermiş olduğu stresten kaçınılırken, bataryaların da daha uzun yıllar kullanılması sağlanır.

Ancak bu durum, bataryaları akıllı telefon pillerinden 4000 kat daha büyük olan elektrikli otomobiller için söz konusu. Zira akıllı telefonlarda böyle bir kısıtlamaya gerek duyulmasa da akıllı telefonların bataryalarıyla ilgili doğru bilinen gerçeklerin başında, telefonu gece boyunca şarjda bırakmanın zararlı olduğu iddiası geliyor. Ancak burada da pil yönetim sistemi devreye giriyor ve herhangi bir risk faktörüne yer verilmiyor.

Akıllı telefonların pil yönetim sistemi; yerleşik koruma devreleri sayesinde, batarya tam şarj(%100) olduğunda, şarj aletine bağlı dahi olsa elektrik akımını kesecek şekilde geliştirilmiştir. Dolayısıyla geceleri telefonu şarjda bırakmak, herhangi bir sorun teşkil etmiyor.

Bataryayı Kalibre Etmek için Şarj Tamamen Bitirilmemeli

Bazı durumlarda pil yüzdesinin daha doğru gösterilmesi için bataryalar kalibre edilebilir. Bunu kısaca bataryanın şarjını %0’a düşürüp daha sonra %100’e şarj etmek şeklinde özetleyebiliriz. Ancak batarya kalibrasyonu da doğru bilinen yanlışlar arasında.

Bir pilin tamamen boşaltılması zamanla pilin ömrünü kısaltabilecek kimyasal reaksiyonlara neden olabilir. Kaldı ki akıllı telefonlar pil kalibrasyonunu zaten kendi içerisinde yapıyor.

Akıllı telefonlardaki batarya yönetim sistemi; pilin deşarj olmasını önlemek için batarya güvenli enerji düzeyinin altına düştüğünde, telefonu kapatan güvenlik özellikleri içerir.

Dolayısıyla şarj yüzdesi %30’un altına düştüğünde telefonu şarja takmak, bataryanın stres altına girmesini engelleyerek, ömrünü uzatacaktır.

Batarya kalibrasyonu zararlı mı?

Daha İyi Bir Pil Ömrü için

Android veya iOS işletim sistemine sahip telefonunuzun batarya ömrünü arttırmak için temel olarak aşağıdaki adımları izleyebilirsiniz.

  • Telefonunuzu yüksek sıcaklıktan muhafaza edin ve şarj esnasında üzerinde takılı herhangi bir kılıf varsa çıkartarak, olabildiğinde serin ve ısının dağıtılabildiği bir şarj ortamı yaratın.
  • Orijinal şarj adaptörü ve kablosu kullanın.
  • Ekran parlaklığını kısın.
  • Kullanmadığınızda Wi-Fi, Bluetooth, konum servisleri ve hücresel veriyi kapatın.
  • Kullanmadığınız uygulama ve servislerin arka plan işlemlerini kısıtlayın.
Yorum Yap

Yorum Yap